iclal Aydın Fan Club


Sitemizden yararlanabilmek İçin Lütfen üye olunuz !!!
Durma hemen üye ol !
iclal Aydın Fan Club

♥Eη güzel paylaşımlar ßurda buyruη ♥


    Hayata gülümseyen bir yüz

    Paylaş
    avatar
    ece_ikiaile
    İCLAL
    İCLAL

    Mesaj Sayısı : 65
    __Burcu__ :
    Rep puanı : 0
    Points : 36
    Kayıt tarihi : 03/04/08

    default Hayata gülümseyen bir yüz

    Mesaj tarafından ece_ikiaile Bir Salı Mart 17, 2009 6:34 pm

    Hayata gülümseyen bir yüz

    İclal Aydın

    İlk olarak televizyonculuk çalışmalarıyla tanıdık, benimsedik İclal Aydın'ı... Hayata gülümseyen tavrını televizyon programına, kitaplarına ve gazetesine taşıdı. İclal Aydın'ın yayıncılık ağırlıklı sürdürdüğü mesleki yaşamında tek sıkıntısı kızı Zeynep Lal ile yeterince ilgilenememek...
    "Hayat güzeldir dediğiniz an her dakika bunu uygulamanız gerekiyor, öyle bir beklenti doğuyor. Demet Akbağ'dan her zaman güldürmesini istemek gibi bir şey bu..."
    Sizi ilk olarak televizyonculuk çalışmalarınızla tanıdık.
    Basına geçişiniz nasıl oldu?
    Ben aslında tiyatro oyuncusuyum. Bu nedenle televizyondaki projeleri de daha iyi değerlendirerek başarılı olduğumu söyleyebilirim. Bu başarının ardından aynı alan üzerine tuttuğum günlükler kitap haline geldi ve çok beğenildi. Bu çalışmamı destekleyen okuyucu kitlesinin sayesinde de basına geçmiş oldum. Bugün gazete ve dergi ağırlıklı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.

    Hayata pozitif bir bakışınız var... Yoğun tempo içinde bunu nasıl sağlıyorsunuz?
    Çok zor bir şey ve bu konuda her zaman başarılı olduğumu söyleyemem. Ama herhangi bir iş yapmak için yola çıkıyorsanız ne söyleyeceğinizi de seçmek ve bilmek durumundasınız. Dolayısıyla bu bir tavır aslında... Ekip olarak biz bu tavrı devam ettirmeye çalışıyoruz. Fakat zamanla yapılan işler çoğaldıkça ve sesinizi daha geniş bir kitleye ulaştırdıkça karşılaştığınız sorunlar da artmaya başlıyor. Bu noktada harcadığınız enerji de büyüyor ve her şeye eskisi kadar güleryüzle bakamıyorsunuz. Ama bir tek şey var; sonuçta olmuş bitmiş bir olaya yapılacak bir şey yok. Herkes bunu yaşamına nasıl uygulayabilir bilemiyorum, ben de bunu her zaman yapıyor değilim. Fakat önemli olan, olumsuzu nasıl olumluya çevireceğinize odaklanmak ve bunu sonuçlandırmak...

    Farklı kimlikleri birarada yürütmenin zorlukları neler?
    Başarı ve ün, taşınması en zor giysilerden biri... Bunun karşılığında çok ciddi bedeller verebiliyorsunuz. Son iki üç yıllık kariyerimde çok önemli ve güzel şeyler oldu ama iş yoğunluğumdan dolayı arzu ettiğim gibi bir anne olamadım. Çünkü çocuğuma yeterince vakit ayıramıyorum. Fakat bunu yaparken başka annelerin ve kadınların hayatları daha iyi olsun diye çalışıyorum. Dolayısıyla benim için en büyük zorluğu bu noktada ortaya çıkıyor. Bir de alanınız ne kadar genişlerse o kadar hedef tahtası haline geliyorsunuz. Hakkımda güzel şeyler söylendiği gibi olumsuz düşünceler de olabiliyor fakat bunlara zamanla alışıyorsunuz. Eskiden çok üzülürdüm mesela...
    Televizyon programı yaptığım dönemlerde izleyicilerle, beni okuyanlarla daha sık buluşabiliyor ve görüşebiliyordum. Fakat şimdi bunları yapamıyorum. Artık eskisi kadar rafine yaşayamıyorum. Lösemili Çocuklar Vakfı'nın gecesine gitmiştim. Giderken yolları karıştırdım, kayboldum. O sırada dışarıda inanılmaz bir yağmur vardı... Sürekli telefonum çalıyor. Salona giriyorum, imza isteyenler oluyor. Can havliyle kendimi sahneye atarak sunuşumu yapıyor ve çıkıyorum. İnsanların ilgisine artık eskisi kadar cevap veremiyorum. Hayat güzeldir dediğiniz zaman her dakika bunu uygulamanız gerekiyor, öyle bir beklenti doğuyor. Demet Akbağ'dan her zaman güldürmesini istemek gibi bir şey bu...

    Özellikle kadınlar sizi çok seviyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
    Her şeyden önce sevilmek ve onaylanmak çok önemli ve güzel bir şey tabii ki. Çalışmalarım kadınlara yönelik olduğu için bir ilgi oluyor. Kadınların toplumsal yaşamda çok önemli olduğunu ve bunun anlaşılmasını istiyorum. Aslında her konuda karar veren kadınlar... Varolan olumsuzlukların devam etmesine karar veren de kadınlar. Önemli olan bunu fark etmek. Kadınların kendi güçlerinin farkına varmalarını, kendi hayatları için daha cesur olmalarını istiyorum. Ben yazılarımı hazırlarken çok düşünerek yazıyorum; kim okuyor, nerede okuyor, nasıl şartlarda yaşıyor olabilir diye. Genel ortalamayı düşünerek yola çıktığım için daha kalabalık bir kitleye ulaşmış oluyorum.

    Kadının toplumdaki yeri konusunda kırılma noktası nasıl ve ne zaman olacak?
    Ayaklarına kadar giderek olacak. Bu iş panellerle olacak bir şey değil. Toplantılara artık, benim öğrenebileceğim bir şey varsa katılıyorum. Bu tip etkinliklerden her zaman için pratiğe yönelik sonuçlar alamıyoruz. Tabii ki bunlar olacak, bazı kararlar alınacak, stratejiler belirlenecek. Fakat bu şekilde görevimizi yapmış olmuyoruz. Eylül ayına kadar sorunları yerinde görmek için tüm Türkiye'yi kapsayan toplantılarımız olacak. Kadınlarımızla yüz yüze birebir dertleşeceğiz. Bu çalışmanın kadınlarımız için faydalı olacağını düşünüyorum.
    Kızınız Zeynep Lal ile olan iletişiminizden bahseder misiniz?
    Ben galiba otoriter bir anneyim. İki buçuk yaşındaki kızıma çok zaman ayıramasam da birlikte yatıp birlikte kalkıyoruz, kahvaltı yapıyoruz. Hafta sonlarını mümkün olduğunca beraber geçirmeye çalışıyoruz. Bazen buraya geliyor... Gönül istiyor ki onun hayatı keşfinin her aşamasına tanık olayım. İnsan olarak ve bir idealist olarak kendimden ve kariyerimden memnunum. Fakat anneliğimle ilgili bir hayal kırıkılığı yaşadığımı söyleyebilirim.

    Geleceğe dair projeleriniz neler?
    Haftalık bir gezi-yemek programı yazıyorum. Yeni yayın döneminde belki bir dizi olabilir. Televizyonla ilgili o kadar çok senaryoyu geri çevirdim ki, insanlar artık televizyona dönmeyeceğim konusunda emin hale geldiler. Sinemada eğer prodüktör değilseniz size gelen teklif doğrultusunda projede yer alabiliyorsunuz. Bu konuda şimdilik bir proje yok. Fakat zamanın neyi göstereceği de belli olmaz. En çok yapmak istediğim, yoğun iş temposundan bir süre uzaklaşarak uzun bir tatil yapmak.

    ETİ'nin ürünlerini nasıl buluyorsunuz?
    Bebeğimi büyütürken ETİ'nin ürünlerini kullandım. Ben iyi bir anne olamadım diyorum ama kendimi de büyüttüm aslında. İlk altı ay kızıma sadece ben baktım. ETİ Cici Bebe'li mamaları çok kullandık. Yine ETİ Cici Bebe'nin vitaminli ekmeğini kullanıyoruz. Limon lifli diyet bisküvisi de tercih ettiğimiz ürünler arasında. Bu arada kızım ETİ çubuk krakeri çok seviyor.

    KAYNAK:http://www.etietieti.com/etidunyasi/roportaj15.asp

      Forum Saati Salı Kas. 21, 2017 5:16 am